- Perşembe Haziran 4th, 2026
- Posted by: admin
- Category: Bizden Haberler, Duyurular
4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kamu borçlarının tecil ve taksitlendirilmesine ilişkin önemli değişiklikler yapıldı.
Düzenleme kapsamında, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesinde yer alan azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Ayrıca teminat aranmadan tecil edilebilecek borç tutarı 250.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltildi
Bu kapsamda SGK’ya olan; sigorta primi borçlar ve takip edilen fer’i alacaklar belirli şartların sağlanması halinde tecil ve taksitlendirme kapsamına girebilecektir.
Azami Tecil Süresi 72 Aya Çıkarıldı
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, her borçlunun otomatik olarak 72 ay taksitlendirme hakkı elde etmeyecek olmasıdır.
72 ay, uygulanabilecek azami süreyi ifade eder. Borçluya verilecek gerçek taksitlendirme süresi; işletmenin mali durumu, ödeme gücü, borç tutarı, likidite oranı ve SGK tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecektir.
Dolayısıyla bir işletmenin SGK borcunun bulunması, doğrudan 72 aylık ödeme planı verileceği anlamına gelmez. Kurum, borçlunun mali tablolarını ve ödeme kapasitesini değerlendirerek daha kısa bir taksit süresi de belirleyebilir.
Likidite Oranı Neden Önemli?
Likidite oranı, işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü gösteren mali bir göstergedir. Başka bir ifadeyle, işletmenin mevcut varlıklarının kısa vadeli yükümlülüklerini karşılamaya yetip yetmediği incelenir.
Borçlunun likidite oranı düştükçe, işletmenin ödeme güçlüğü daha belirgin hale gelir. Bu durum daha uzun taksit süresi verilmesinde etkili olabilir. Buna karşılık likidite oranı yüksek olan, yani borç ödeme kapasitesi daha güçlü görünen işletmelere daha kısa vadeli bir ödeme planı uygulanabilir.
Bu nedenle tecil başvurusunda yalnızca borcun tutarı değil, işletmenin mali yapısını gösteren bilanço, gelir tablosu ve diğer finansal bilgiler de önem taşır.
İşletmelerin başvuru öncesinde mali tablolarını doğru hazırlaması ve SGK’ya sunulacak verilerin işletmenin gerçek durumunu yansıtması gerekir. Çünkü mali tablolar ile fiilî durum arasında açıklanamayan farklar bulunması, başvurunun olumsuz değerlendirilmesine neden olabilir.
Teminatsız Tecil Sınırı 1 Milyon TL Oldu
Daha önce SGK borçlarının tecil edilebilmesi için teminat aranmayan borç tutarı 250.000 TL olarak uygulanıyordu. 7582 sayılı Kanun ile bu tutar 1.000.000 TL’ye çıkarıldı.
Buna göre, SGK’ya olan borcun toplam tutarı 1.000.000 TL’yi aşmıyorsa, tecil ve taksitlendirme başvurusunda borçludan teminat istenmeyecektir.
Borç tutarının 1.000.000 TL’yi aşması halinde ise teminat, borcun tamamı üzerinden değil, 1.000.000 TL’yi aşan kısmın yarısı üzerinden hesaplanacaktır.
Bu değişiklik, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Çünkü teminat mektubu, gayrimenkul ipoteği veya diğer teminat araçlarına ulaşmak birçok işletme için ciddi bir maliyet ve operasyon yükü yaratabiliyor.
Başvuru Öncesinde Nelere Dikkat Edilmeli?
İşletmenin mali tabloları ve likidite oranı doğru şekilde hesaplanmalı, talep edilecek taksit süresinin işletmenin gerçek ödeme gücüne uygun olması sağlanmalıdır.
Ayrıca tecil başvurusu yapılırken yalnızca geçmiş borçların değil, cari dönem prim borçlarının da dikkate alınması gerekir. Geçmiş borçları taksitlendirirken yeni SGK primlerini ödeyememek, işletmeyi kısa süre içinde yeniden aynı sorunla karşı karşıya bırakabilir.
Taksitlerin süresinde ödenmemesi veya tecil şartlarının ihlal edilmesi halinde tecil işlemi bozulabilir. Bu durumda SGK, alacağın tahsili için yeniden cebri takip işlemlerine başlayabilir.
Sonuç
7582 sayılı Kanun ile SGK borçlarının tecil ve taksitlendirilmesinde önemli kolaylıklar sağlanmıştır. Azami tecil süresinin 36 aydan 72 aya çıkarılması, borçların daha uzun vadede ödenebilmesine imkân tanımaktadır. Teminatsız tecil sınırının 250.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.
Bununla birlikte, 72 aylık sürenin otomatik olarak uygulanmayacağı, taksit süresinin borçlunun mali durumu ve likidite oranına göre belirleneceği unutulmamalıdır.
Saygılarımla
İ. Burak OĞUZ
Dr | Smmm | KGK Bağımsız Denetçi

