Gerçek İşsizlik Rakamları Daha Yüksek

YAĞMUR GÜLÜ / ÖZEL HABER

‘Reel rakam daha yüksek’

(spot) İşsizlik rakamlarını değerlendiren Oğuz,  çalışmaktan ve iş aramaktan vazgeçenlerin değerlendirilmediğini söyledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılının Ekim ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Açıklanan rakama göre Ekim 2017’de işsizlik bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,5 puan azalarak yüzde 10,3 oldu. Açıklanan bu rakamın gerçekleri yansıtmadığını ifade eden Ekonomist ve Mali Müşavir Burak Oğuz, reel işsizliğin bu rakamın çok daha üzerinde olduğunu söyledi. Oğuz, “Piyasadaki reel rakamlara baktığımız zaman çalışmaktan ve iş aramaktan vazgeçenleri işsiz olarak değerlendirmiyor. Yani bir rakamsal olarak işsizlik oranı var bir de geniş tanımlı işsizlik oranı var. İşsizler, çalışmak istemeyenler, iş aramaktan vazgeçenler var. Bu rakamları da üst üste koyarsak elde ettiğimiz sonuç 10,3 oranının neredeyse iki katı olacaktır. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında TÜİK’in işsizlik oranı 10,6 iken, geniş tanımlı işsizlik oranı 18,2. Arada ciddi bir fark var. Dolayısıyla 10,3’e baktığımızda da en az yüzde 18’lerde bir işsizlikten bahsediyoruz. Bu çok yüksek bir rakam” dedi.

Genç işsizlerin durumunun daha da vahim olduğunu ifade eden Oğuz, “Çünkü burada rakam giderek artıyor. Bu da şunu gösteriyor; Geçtiğimiz günlerde önemli bilim adamları ve yorumcular da bazı öz eleştirilerde bulunarak, ‘Dağa, taşa üniversite yaptık ama mezun gençlerimize iş bulamadık’ diye konuşmuştu. Gerçekten çok doğru. Baktığımız zaman Türkiye’de ciddi sayıda üniversite var ama mezun olanlar için iş sahası olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

BİR NEBZE DE OLSA…’

TÜİK rakamlarına göre işsizlik oranı 10,3 olarak belirtildiğini ve bu rakamın daha önceki dönemlerdeki yüksek işsizlik rakamlarına kıyasla istihdam politikalarının bir nebze de olsa başarılı olduğunu ifade ettiğini belirten Oğuz, “Geçtiğimiz yıl başlatılan 2 ayrı ekonomik destek ve teşvik kampanyası vardı. Bu istihdam kampanyası çerçevesinde hem odalar ve borsalar, ticaret odaları, STK’lar ve işverenler bu konuda ciddi bir destek verdiler. Bu kuruluşların desteklerinin yanında hükümetin vermiş olduğu teşvik politikaları da önemli bir katkı sağladı. Yeni istihdamlar, yeni mezunların ve çalışmayan kişilerin istihdam edilmesi, İŞKUR’dan yapılan istihdamlar ve işbaşı eğitim programları ve özellikle çalışan sayısı ortalamasına bağlı olarak ortalama üzerinde yapılan alımlarda önemli destek ve teşvikler vardı. Bunların etkisiyle kısmen de olsa bir başarı sağlandığı gösteriliyor” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

2018 yılının ilk günlerini yaşadığımız bu süreçte 2017 yılında başlatılan ‘İstihdam seferberliğinin olumlu etkilerinin görüldüğünü söyleyen Oğuz, “Özellikle KOSGEB ve Kredi Garanti Fonu’ndan yapılan teşvikler bir nebze de olsa elleri finansal olarak rahatlatma yoluna gitti. Bununla birlikte geçtiğimiz yıl yeni bir af vardı, primlerin ötelenmesi vardı. Piyasaya ciddi miktarda bir likitide ve destek enjekte edildi. Bunların vermiş olduğu rahatlıkla 2018’in ilk günlerinde rakamlar olumlu olarak yansıdı. Ancak, bu kazanılan ivmenin devam etmesi ve sürdürülebilir olması son derece önemli. Bunun için de 2017’de başlatılan destek ve istihdam politikalarının 2018’de de azaltılmadan devam ettirilmesi son derece önemli. KOSGEB ve Kredi Garanti Fonu’ndan destek alanların bu yıl içinde geri ödemeleri başlayacak. Firmalar tekrar zorlanabilirler. Bunları da düşünerek istihdam politikalarının sürdürülebilmesi, azaltılmak bir yana artırılması da bu süreçten rahatça çıkabilmemiz için son derece önemli” dedi.

KAYIT DIŞI ÇALIŞMA

“Ekimde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 33,9 oldu. Yani bu yüzde 33,9 SGK’ya bağlı değil” diyen Burak Oğuz, “Şu an asgari ücret için yüzde 14,2’lik bir zam yapıldı. Bu çok ciddi bir oran. Her ne kadar rakamsal olarak yüksek gibi görünse de aslında enflasyonla, piyasa şartlarıyla kıyaslandığında başa baş gibi bir şey. Bir de bunun ‘zincirleme etkisi’ var. Asgari ücrete yüzde 14,2 zam yapıyorken, beyaz yakalılara da zam yapılması lazım. Bu da ekonomide ve şirketler arasında olumsuz bir tablo yaratıyor. Piyasaya tüketicilere zam olarak yansıyıp karşımıza gelecek. Vasıfsız bir asgari ücretlinin maliyeti şu anda 2 bin 486 lira 14 kuruş. Kaldı ki bir mühendisin, bir doktorun maliyeti daha da fazla. Yani işverenin üzerindeki istihdam yükü çok yüksek. İstihdam yükü çok fazla olduğu için kayıt dışı çalışmalara yöneliyorlar” dedi.

www.egetelgraf.com